6 Haziran 2019 - 10:19
Davutoğlu açıkladı: Erdoğan'ın teklifini kabul eder mi?

Konya Dostları Platformu’nun dünkü iftarına katılan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, dinin siyasi ve ekonomik çıkar için kullanılmasına sert tepki gösterdi.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Konya Dostları Platformu’nun dünkü iftarına katılan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, dinin siyasi ve ekonomik çıkar için kullanılmasına sert tepki gösterdi, ‘’Özellikle bugünlerde dinimizin siyasal ve ekonomik çıkar uğruna hoyratça kullanılması kim tarafından yapılırsa yapılsın, biraz önce bahsettiğim emanete asıl ihanet odur. Biz bu emanete sahip çıkacağız. Yılmayacağız’’ dedi.

Davutoğlu, iftar sonrasında Kanal 42’de katıldığı TV programında Kerem İşkan’ın sorularını yanıtladı, siyasi ve ekonomik gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Davutoğlu, yeni parti çalışmalarıyla ilgili soruları da yanıtladı, ‘’Ya yeni bir hal ya da izmihlal’’ davetiyle yaptığı çıkışın ne anlama geldiğini anlattı.

BENİM YENİ HÂLDEN KAST ETTİĞİM, BÜTÜN BU DEĞİŞİMİ DOĞRU OKUMAK, ADALETTEN AYRILMAMAK

Dolayısıyla benim yeni hâlden kast ettiğim, bütün bu değişimi doğru okumak, halkın rahatsız olduğu şeyleri görmek, onları tekrar etmemek, adaletten ayrılmamak. Yolsuzluk algısına karşı net ve doğru kararlar almak. Ehliyet ve liyakat esaslarına hürmet etmek. Kimin hangi alanda ehliyeti varsa o alanda görev alması. O anda o kişinin ihtiyacına göre değil. O makamın, o görevin gerekliliklerine göre davranmak lazım. Burada, son dönemde yapılan atamalar, tartışmalar etrafına bakıldığında, bir insan çok değerli olabilir ama o değeri hangi ihtisasındaysa orada değerlendirmek lazım.

İNSANIN HAYATINI TANZİM EDEN BİR DEĞERLER MANZUMESİ: BİR YENİLENMEYE İHTİYAÇ VAR

Şimdi ciddi bir algı sıkıntısı yaşanırken benim de kast ettiğim; bu yeni hâli bir şekilde muhasebe edip yeni bir hâlle hâllenmek lazım. İlmihal deriz değil mi? Yani insanın hayatını tanzim eden bir değerler manzumesi. Bu anlamda bir yenilenmeye ihtiyaç var. Bunu bundan sonra da dile getirmeye devam edeceğim. Bir yenilenmeye ihtiyaç var. Gerektiğinde bir özeleştiriye ihtiyaç var.

CUMHURBAŞKANI İLE İSTİŞARE İÇİN İLLA BİR KURUL OLMASI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNMEM

Bu süreç içerisinde Cumhurbaşkanıyla ilişkileriniz nasıl, bazı isimler Yüksek İstişare Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu üyesi olarak atandığını duyuyoruz Bülent Arınç’ın size de geldi mi böyle bir teklif?

Şimdi Sayın Cumhurbaşkanımızla ilişkimizin bir insani boyutu var, ben buna hep özen gösterdim. Sayın Cumhurbaşkanımıza bütün bunlardan önce Pınarhisar’da da ziyaret ettiğim dönemde daha öncesine kadar giden bir hukukumuz var ben onu korurum ve herkes de şahit ki bunu korurum. Bana yönelik olarak yapılan bütün haksız ithamlara rağmen bu hukuka özen gösterdim. Hatta bunlardan bir makamdan da sorumlu tutmak anlamında söylemiyorum, ama bu insani ilişkimizi de her zaman sürdürürüz. İşte önemli günlerde ararız, konuşuruz ve ne zaman kendileri de bilir ne zaman beni bir istişareye çağırmışlarsa veya bir şey talep etmişlerse o bağlamda iki elim kanda olsa bunu yapmışımdır. Başdanışmanken de ondan önce de Dışişleri Bakanıyken de Başbakanken de Sayın Cumhurbaşkanıma zihnimde ne varsa söylemişimdir. Bugün de beni bir istişare için çağırırsa zaten çerçevesini açıklamamda zikrettiğim hususları kendisine arz etmekten, kendisiyle paylaşmaktan bir vazife görürüm bunu, ama bunun için bir kurul olması gerektiğini de düşünmem. Yani bu olmaksızın da biz ilişkilerimizi her zaman illa ve mutlaka tanımlanmış bir prosedürel, protokoler bir ilişki.

Biraz daha açarsak herhangi bir makam teklifini kabul etmem mi diyorsunuz?

Yok böyle bir şey söz konusu değil şu anda böyle bir teklif gelmiş De hani kabul ederim, etmem anlamında değil, ama buna bunun doğal buna da ihtiyaç olmadan bu ilişkinin olduğu kanaatindeyim. Başbakanlığı bıraktığımda AK Parti Milletvekiliyken bulunduğum konum gereği, parti disiplini gereği bütün itirazlarımı, düşüncelerimi fırsat buldukça Sayın Cumhurbaşkanımıza sözlü ve yazılı aktardım. Ve orada da hiç kalbimi tuttuğum şey yani zihnimde tuttuğumu gizlemedim bu benim ilim ahlakıma da aykırı. Milletvekili görevim bitip partide delege bile olma vasfım olmadığı bir dönemden bahsediyoruz, yani şu anda sadece üyeyim, delege bile son genel kongrede delege de değildim.

Ekler